7222 Sayılı Kanun Vasıtasıyla Sermaye Piyasası Kanunu’nda Getirilen Değişiklikler

7222 Sayılı Bankacılık Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7222 Sayılı Kanun”) 25 Şubat 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

İşbu yazımızın konusu, 7222 Sayılı Kanun’un getirdiği değişikliklerin ve Sermaye Piyasası Kanunu’na (“SPK”) tabi şirketlerin dikkat etmesi gereken hususların incelenmesidir.

Ortaklıkların Önemli Nitelikteki İşlemleri

7222 Sayılı Kanun’un 25. Maddesi uyarınca SPK’nın 23. Maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik ile halka açık şirketlerin aşağıdaki işlemleri önemli nitelikteki işlem olmaktan çıkarılmıştır;

  • Mal varlığının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya üzerinde bir ayni hak tesis etmesi veya kiralaması,
  • Faaliyet konusunu tümüyle veya önemli ölçüde değiştirmesi,
  • Borsa kotundan çıkması.

Yapılan bu değişiklikle, önemli nitelikte işlem olarak daha önceden SPK’da tanımlanan örnekler daraltılmış olup, önemli nitelikteki işlem nitelendirmesinin yapılması açısından Sermaye Piyasası Kurulu’nun (“Kurul”) sahip olduğu takdir yetkisi genişletilmiştir. Takdir yetkisinin genişletildiğini gösteren diğer bir husus da Kurul’a önemli nitelikteki işlemleri, halka açık ortaklıkların niteliğine göre belirleme yetkisinin tanınmış olmasıdır. Bu itibarla Kurul’un farklı nitelikteki halka açık şirketlere farklı usul ve esaslar belirlemesinin önü açılmış olup, önümüzdeki dönemde II-23.1 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar Ve Ayrılma Hakkı Tebliği’nde muhtemel bir değişiklik yapılarak bu usul ve esasların somutlaştırılması beklenmektedir.

Ayrılma Hakkı

 

7222 Sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca SPK’nın 24. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişikle, 23. maddede düzenlenen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılarak olumsuz oy kullanmış pay sahipleri açısından, paylarını halka açık ortaklığa satarak ortaklıktan ayrılma usulü değiştirilmiştir.

Kanun değişikliği öncesi düzenleme uyarınca “Halka açık ortaklık bu payları pay sahibinin talebi üzerine, söz konusu önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklandığı tarihten önceki otuz gün içinde borsada oluşan ağırlıklı ortalama fiyatların ortalamasından satın almakla” yükümlü idi.

7222 Sayılı Kanun ile getirilen değişiklikle “borsada oluşan ağırlıklı ortalama fiyatların ortalamasından satın alma” yükümlülüğü kaldırılmış olup, ayrılma hakkında esas alınacak fiyat, Kurul tarafından belirlenecek “adil” bir bedel olarak değiştirilmiştir. Bu vesileyle Kurul’a ayrılma hakkı bedelini belirlemede serbesti getirilmiştir.

Bunun yanında, yeni düzenleme uyarınca ayrılma hakkı yalnızca önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklandığı tarihte sahip olunan paylar için kullanılabilecektir. Önceki hükümde yer almayan ve fakat bu düzenlemeyle eklenen bu ibare dolayısıyla artık ayrılma hakkının doğmasına sebebiyet veren işlemin gerçekleşmesinden sonra halka açık şirketin paylarını satın alan pay sahipleri, ayrılma hakkından faydalanamayacaktır.

Maddede yapılan bir diğer önemli değişiklikle, Kurul’a, ayrılma hakkı talebine konu payların ortaklık tarafından satın alınmasından önce diğer pay sahiplerine veya yatırımcılara önerilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi verilmiştir. Bu yetki uyarınca artık Kurul, payların ortaklık tarafından satın alınmasından önce bu payların diğer pay sahiplerine veya yatırımcılara önerilmesini zorunlu tutma yetkisini haiz olabilecektir. Kanunun getirdiği bu değişikliğin amacı, ortaklıkların ayrılma hakkı kullanımları sebebiyle mali açıdan zor duruma düşmelerini önleyecek bir mekanizma yaratmaktır.

Son olarak, yapılan değişiklikle Kurul tarafından halka açık şirketlere, ayrılma hakkının kullandırılması yükümlülüğünden muafiyet mekanizması getirilmiştir. Bu doğrultuda, Kurul’un öngördüğü hallerde ve Şirketler’in ayrılma hakkını kullandırması ile finansal açıdan zor duruma düşeceğinin tespiti halinde, Kurul tarafından şirketlere ayrılma hakkının kullandırılmasından muafiyet tanınabilecektir.

Pay Alım Teklifi Zorunluluğu

7222 Sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca SPK’nın 26. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklikle, ayrılma hakkında yapılan değişikliğe paralel olarak bir zamansal sınırlama getirilmiştir. Bundan sonra pay alım teklifi zorunluluğu sadece, yönetim kontrolünü sağlayan payların veya oy haklarının iktisabının kamuya açıklandığı tarihte hâlihazırda pay sahibi olan ortaklar için uygulanacaktır. Bu itibarla, işlem duyurulduktan sonra halka açık şirket paylarının satın alınması suretiyle pay alım teklifinden faydalanmanın önü kesilmiştir. 

Borçlanma Aracı Niteliğindeki Sermaye Piyasası Araçlarının İhraç Limiti ve Yetkisi

7222 Sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca SPK’nın 31. maddesine ek bir 31/A maddesi eklenmiştir. Söz konusu 31/A maddesi uyarınca bir “borçlanma aracı sahipleri kurulu” kurulması öngörülmüştür. Borçlanma aracı sahiplerini kurulunun, ihraççının tedavülde bulunan borçlanma araçlarının sahipleri tarafından oluşturulacağı öngörülmekle birlikte, ihraççının her bir tertip borçlanma aracı sahiplerinin de ayrı bir borçlanma aracı sahipleri kurulunu oluşturabileceği düzenlenmiştir.

Borçlanma aracı sahipleri kurulunun toplantıya çağrılması ve karar alınmasına ilişkin esasların ihraççı tarafından ilgili borçlanma aracının ihracı sebebiyle hazırlanan izahname ve/veya ihraç belgesinde belirlenmesi zorunlu tutulmuştur.

Borçlanma aracı sahipleri kurulunda karar verilmesi için kurul tarafından ve/veya izahname veya ihraç belgesinde aksine daha ağır bir nisap öngörülmediyse, her bir tertip borçlanma araçlarının nominal bedelleri toplamının asgari yarısını temsil eden borçlanma aracı sahiplerinin veya ihraççının tedavülde bulunan tüm borçlanma araçlarının sahiplerinin oluşturacağı kurul için tedavülde bulunan tüm borçlanma araçlarının nominal tutarının asgari yarısını temsil eden borçlanma aracı sahiplerinin olumlu oyu gerekmektedir. Bu doğrultuda alınacak olan kararlar, olumsuz oy kullanan borçlanma aracı sahipleri için de uygulanacaktır.

Bu hüküm ile getirilen diğer önemli bir değişiklik ise borçlanma araçlarının geri ödemesinde temerrüde düşülmesine ilişkindir. Hüküm uyarınca, temerrüt oluşmasını takiben borçlanma araçlarının hüküm ve şartlarının değiştirilmesi halinde temerrüt sebebiyle açılmış tüm takiplerin, ilgili borçlanma aracının hüküm ve şartlarının değiştirilmiş kabul edildiği tarih itibarıyla duracağı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmayacağı, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği düzenlenmiştir.

Teminat Yönetim Sözleşmesi ve Teminat Yöneticisi

7222 Sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca yine bu kanunla eklenen ve yukarıda bahsi geçen 31/A maddesinden sonra gelmek üzere “Teminat Yönetim Sözleşmesi ve Teminat Yöneticisi” başlığı altında 31/B maddesi eklenmiştir. Bu hüküm uyarınca Kurul tarafından belirlenecek sermaye piyasası araçları, bu araçlardan doğan yükümlülüklerin vadesinde yerine getirilmesi amacıyla Kurul’un uygun göreceği varlıklarla teminat altına alınabilecektir. Teminata konu varlıkların mülkiyeti ise akdedilecek bir teminat yönetim sözleşmesi çerçevesinde, genel saklama yetkisine sahip yatırım kuruluşu niteliğini haiz bir teminat yöneticisine devredilebilecek veya bu varlıklar üzerinde söz konusu teminat yöneticisi lehine sınırlı ayni hak tesisi yapılabilecektir.

Kurul’un onayladığı her teminat yöneticisinin ticaret unvanı, hangi ihraçla ilgili olarak atandığı ve yetkileri, ihraççı tarafından ihraççının merkezinin bulunduğu yerin ticaret siciline ayırt edici şekilde tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunacaktır.

Teminat yöneticisi söz konusu varlıkların muhafazasından ve yönetiminden sorumlu olacak, paraya çevrilmesi ve ihraççıya iadesi gibi, teminat konusu varlıklara ilişkin tüm iş ve işlemleri yapmaya yetkili olacaktır. Teminat konusu varlıklar teminat yöneticisinin malvarlığından ayrı olacak, bu varlıkların haczi, rehni, iflas masasına devri, üzerinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulması mümkün olmayacaktır.

Bunun yanında, teminata konu varlıkların türleri ve nitelikleri, sermaye piyasası araçları ile teminata konu varlıklar arasındaki teminat uyumu, teminata konu varlıklara ilişkin kayıtların tutulması, teminat yöneticisinin nitelikleri, ticaret siciline tescili, terkini ve teminat yöneticisine hizmetleri karşılığında ödeme yapılmasına ilişkin usul ve esaslar ile sermaye piyasası aracı ihracında teminat yapısına ilişkin diğer hususları belirleme yetkisi de Kurul’a verilmiştir.

Son olarak, teminat yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin olarak, teminat yöneticisinin teminat olarak mülkiyeti devredilen varlıkları tasarruf amacı dışında kullanması durumunda, asgari 5 yıl hapis cezası öngörülmüştür.

Kitle Fonlama Platformları

7222 Sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca SPK’nın 35/A maddesine eklemeler yapılmıştır. Söz konusu eklemeler uyarınca Kurul’a, halktan para toplanması suretiyle yapılacak kitle fonlaması faaliyetlerinin ortaklığa dayalı veyahut borçlanmaya dayalı olarak yapılmasını belirleme yetkisi verilmiştir. Borçlanmaya dayalı kitle fonlama faaliyetlerinin yapılması halinde ise söz konusu faaliyetlerin bankacılık mevzuatına tabi olmayacağı düzenlenmiştir.

Yatırım Fonları

7222 Sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca SPK’nın 52. Maddesinin 5. fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişikle yatırım fonlarının;

Tapu ve diğer resmî sicillere tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme talepleri dâhil olmak üzere her türlü sicil işlemleri ile ortağı olacağı limited ve anonim şirketlerin her türlü ticaret sicili işlemleriyle sınırlı olacak şekilde tüzel kişiliği haiz olacağı düzenlenmiştir.

Yatırım fonu portföyünde bulunan taşınmazlar, taşınmaza dayalı haklar ve taşınmaza dayalı senetlerin tapu kütüğüne fon adına tescil edileceği düzenlenmiş olup, tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemlerin, portföy yönetim şirketi ile portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirileceği öngörülmüştür.

Konut ve Varlık Finansmanı Fonları

7222 Sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca SPK’nın 58. Maddesinde de yatırım fonlarına benzer bir değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişikle konut ve varlık finansmanı fonlarının;

Tapu, ticaret sicili ve diğer resmî sicillerde tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme talepleri dâhil olmak üzere her türlü sicil işlemleri ile sınırlı olacak şekilde tüzel kişiliği haiz olacağı düzenlenmiştir. Tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemlerin, fon kurucusu ile fon kurulunu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzaları ile gerçekleştirileceği öngörülmüştür.

Proje Finansmanı, Proje Finansman Fonu ve Projeye Dayalı Menkul Kıymetler

7222 Sayılı Kanun’un 34. maddesi uyarınca SPK’nın 61/A maddesinden sonra gelmek üzere “Proje finansmanı, proje finansman fonu ve projeye dayalı menkul kıymet” başlığı altında 61/B maddesi eklenmiştir. Söz konusu madde uyarınca proje finansmanı; “Uzun vadeli ve yoğun sermaye isteyen altyapı, enerji, sanayi veya teknoloji yatırımları gibi projelerin gerçekleştirilmesi için proje finansman fonu yoluyla finansman sağlanması”,

Proje finansmanı fonu ise; “Projeye dayalı menkul kıymetler karşılığında toplanan para ve/veya diğer varlıklarla, projeye dayalı menkul kıymetler sahipleri hesabına, proje finansmanına konu varlık ve hakların gelirlerine dayalı olarak oluşturulan portföyü işletmek amacıyla yatırım kuruluşları tarafından inançlı mülkiyet esaslarına göre fon iç tüzüğü ile kurulan, tüzel kişiliği olmayan mal varlığı” olarak tanımlanmıştır.

Proje finansmanına ilişkin varlık ve haklar, proje finansmanının kurucuları, fonun kuruluşu, faaliyet şartları, yönetim ve sona ermesi ve projeye dayalı menkul kıymet ihracına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Kurul’a verilmiştir.

Yine bu kanunla diğer fon çeşitlerine getirilen değişikliklere paralel bir düzenleme, proje finansmanı fonları için de getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre proje finansmanı fonları; tapu, ticaret sicili ve diğer resmî sicillere tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme talepleri dâhil olmak üzere her türlü sicil işlemleri ile sınırlı olacak şekilde tüzel kişiliği haiz olarak addedilmiştir.

Tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemler, proje finansman fonu kurucusu ile fon kurulunu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirileceği öngörülmüştür.

Kanuna Aykırı İhraçlar İle İzahnamede Yer Alan Bilgi ve Açıklamalara Aykırılık Hâlinde Uygulanacak Tedbirler

7222 Sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca SPK’nın Kanuna aykırı ihraçlarda uygulanacak tedbirler başlıklı 91. Maddesinin başlığı Kanuna Aykırı İhraçlar İle İzahnamede Yer Alan Bilgi ve Açıklamalara Aykırılık Hâlinde Uygulanacak Tedbirler olarak değiştirilmiştir. Bu doğrultuda, kanuna aykırı ihraçlarda uygulanacak tedbirleri düzenleyen 91. maddesinin kapsamına izahnamede yer alan bilgi ve açıklamalara aykırılık da eklenmiştir.

İzahnamede yer alan ve yatırımcıların yatırım kararını etkileyecek nitelikteki taahhüt ve açıklamalara aykırılık halinde Kurul’a aykırılıkların giderilmesini isteme yetkisi verilmiştir. Bunun yanında, Kurul tarafından istenen belgelerin temin edilememesi ve/veya aykırılıkları giderecek nitelikte belge ve/veya açıklama sunulamadığı takdirde Kurul’a, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz isteme, işlemlerin iptali için dava açma ve elde edilen nakit ve diğer varlıkların iadesini talep etme yetkisi tanınmıştır.

İdari Para Cezası Gerektiren Fiiller

7222 Sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca SPK’nın 103. Maddesinin birinci fıkrasına ekleme yapılmıştır. Bu değişiklikle tüzel kişilere SPK ve ikincil mevzuata aykırılık halinde uygulanan idari para cezaları ağırlaştırılmıştır. Buna göre, aykırılık halinde tüzel kişilere, bağımsız denetimden geçmiş yıllık finansal tablolarında yer alan brüt satış hasılatının %1’i ile vergi öncesi kârının %20’sinden yüksek olanına kadar idari para cezası uygulanacaktır.

Bir diğer yandan, bu düzenlemeyle Kurul veya yetkilendirdiği kuruluşlar tarafından talep edilecek bilgi, belge, açıklama ve kayıtları süresi içerisinde temin etmeyen veya eksik temin eden, yanıltıcı, hatalı bir şekilde temin eden kişilere 20.000 Türk Lirası ile 250.000 Türk Lirası arasında bir idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

Ayrıca, Kurul’a gerçeğe aykırı, yanıltıcı nitelikte bilgi, belge vermek veya açıklamalarda bulunmak suretiyle gereksiz olarak denetim yapılmasına neden olan kişiler hakkında da 1.000 Türk Lirası’ndan 25.000 Türk Lirası’na kadar idari para cezası verileceği öngörülmüştür.

Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı

7222 Sayılı Kanun’un 37 ve 38. Maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca SPK’nın 106 ve 107. maddelerinde düzenlenen bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı suçları için verilecek hapis cezalarının alt sınırı iki yıldan üç yıla çıkartılmıştır.

 

YURDAKUL HUKUK BÜROSU                                        

Av. Berk Arda Yurdakul         

 

 

Yol Tarifi